Değerli Velilerimiz;
Dünyada her 25 yılda bir kuşak değişir. Bu sebeple değişen kuşakla beraber eğitimde güncellemeler yapılmadığı takdirde geçmişte kalınır.
Türkiye’de yeni bir eğitim tasarımına ihtiyaç var. Ya bir nesli kazanacağız ya bir nesli kaybedeceğiz. Geleceğin eğitim modeli fabrikasyon eğitim modeli değil; bireyselleştirilmiş eğitim modelidir. Dünün güneşi ile bugünün çamaşırlarını kurutamayacağımız gibi dünün eğitim anlayışı ile bugünün çocuklarına yetişemeyiz. Yeni nesil okulculuk anlayışı ile bugünün çocuklarını geleceğin dünyasına gelecek odaklı vizyon ile taşıyoruz.
Geleceğin eğitim sistemi 4.Nesil okulculuktur. 1.nesil tarım toplumu okulculuğu.2. nesil sanayi toplumu okulculuğu.3.nesil bilgi toplumu okulculuğu.4.nesil bilişim toplumu okulcuğudur. Yapay zekanın devreye girdiği yepyeni bir dijital bilişim nesli ile karşı karşıyayız. Çocuklarımızın asosyalliği ile uğraşırken şimdilerde esosyalliği ile yüzleşiyoruz. Çocuklar koşuyor ancak eğitim tasarımları yürüyor ve öğretmen çocuğa yetişemez hale geliyor.
Çocuklarımız; diğer pek çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de öğretmenlerin sadece müfredatı uyguladığı, öğrencilerin ise yalnızca anlatılanları dinlediği ve tekrarladığı geleneksel-fabrikasyon eğitim modeli ile mağdur olmaya devam ediyor. Eğitim hizmetleri artık bir bina çatısı altında dört duvar içinde bir öğretmen tarafından belirli bir süre eğitim veren hizmet olmaktan çıkmalıdır. Kişiselleştirilmiş karma eğitim modeliyle her öğrenci tek öğrenci, her veli tek veli anlayışıyla ihtiyaca cevap verebilen,21.yy becerileri ve çocuğun yaşına uygun yaşam becerileri ile donatılmış, 365 gün devam eden eğitim anlayışı ile yola devam edilmelidir. Çalışmalar gösteriyor ki şu anda genç nüfus yoğunluğumuz birçok Avrupa ülkesinin önünde. Bu sebeple şu an ki nesil; Türkiye’nin geleceği için tarihsel bir süreç arz ediyor. Bu sebepledir ki; eğitim sistemimiz güncellenmeli ve değişmeli. Her şey değişiyor; değişmeyen tek şey Atatürk sevgisi.
Eğer herkesin dna dizilimi birbirinden farklı ise her öğrencinin ihtiyacı ve gereksinimi de birbirinden farklıdır. Herkesin eksiği birbirinden farklıdır. Eğitim evrenseldir. Ama öğrenme bireyseldir. Anne-baba yarısı öğretmenler olarak işimiz; doğru tespit ve doğru reçete. Bugünün çocuklarını dünün eğitim-öğretim yöntemleri ile eğitmeye kalkarsak onların yarınlarından çalmış oluruz.3. Nesil okulculukta motto; çocuğu hayata hazırlamaktı. Ama şu an da 4.nesil okulculukta mottomuz; hayatın içinde çocuğu yetiştirmek.
Çocuklar doğal filozoflardır. Çocuğun zihin kasının gelişimi için eğitimde derinleşme oldukça önemli. Yeni nesil okulculukta öğretmen; basketbol koçu gibi takımını ateşleyen, koordine eden, taktikleri heyecanlı bir şekilde veren kişi olmalıdır.
Doğru bildiğimiz birtakım yanlışlar var. Eğitimde günü kurtaran popülist yaklaşımlar, fabrikasyon özel okulculuk anlayışı, en iyi okul; en yakın okul mantalitesi vs.… Teori Koleji çatısı altında buluştuğumuz gerekirse ceketimi satar çocuğumu okuturum. Çocuğuma bırakacağım en büyük miras eğitim diyen tüm velilerimiz; birer eğitim gönüllüsüdür. Eğitim sektörü ticari bir sektör değildir. Çünkü insana yapılan yatırım; geleceğe yapılan yatırımdır. Ülkenin sürdürülebilirliği ve kalkınması eğitimden geçmektedir. Bir özel okul velisinin bir eğitim kurumuna geldiğinde ilk sorgulaması gereken şey; eğitim/öğretim tasarımlarınız yeni çağa uygun mudur? Olmalıdır.
Betül PAKDİL
OKUL MÜDÜRÜ